Posts

Showing posts with the label laiklik

Laik'ligin korunmasinin siyasallasmamasi üzerine

Keciören'deki vahsi iddalar üzerine yazdigim girdiye dostum Mehmet yorumda bulunmus. Ben bu olayi siyasallastirmanin efektif olmayacagini savunurken, Mehmet bilakis bu olayin siyasallasmasinin bu olayin mesulü olan iktidar partisinin zararina olacagini ve siyasallastirilmasi gerektigini söylemis. Sanirim bu nokta da siyasallastirmadan ne anladigimi aciklamam gerekli. Siyasallastirmadan kastim bu olay ile siyasi ve hukuki boyutta yapilan mücadelenin birbirine karistirilmasi. Söyle ki, ortada idari, adli, ve siyasi boyutlari olan bir olay var. Idari kismi Kecioren Belediyesi'nin tüm vatandaslardan toplanan vergiyi dini vecizeler yazdirmak icin kullanmasi, ve belediye calisanlarinin icki satanlara kanun disi yaptirimlar uygulamalari. Laik bir sistemde bunun mümkün olmamasi gerekli. Ancak Diyanet Isleri gibi devasa bir kurumun oldugu bir ortamda isin bu boyutuyla mucadele etmek isteyen kisilerin zorunlu din dersi'nin karsisinda tavir almalari, Diyanet Isleri'nin finansman...

Keciören'de neler oluyor?

Iddalar korkunc . Bu iddalar'i siyasallastirmadan -yani secim malzemesi yapmadan, ortada iki taraf varmis, ve birinin eline koz gecmis gibi davranmadan- sadece suclulari hedef alarak yargiya tasimak laik ve demokratik bir duzene inanan herkesin sorumlulugudur. Özgürlükler'den yana oldugunu idda eden Basbakan'dan ya da onun Icisleri Bakani'ndan birsey beklemek cok da mantikli degil, zira özgürlük anlayislarinin sadece kendi dar dünya görüsleri ile ilgili oldugunu kendileri dahi biliyorlar. Tarih ile ilgili bir konuda ettigi sozler yuzunden Orhan Pamuk'un pesine dusen aktivist hukuk adamlarindan hukuk camiasi icinde özgürlüklere inanmislarinin da olduguna inaniyor, onlarin harekete gecmesini bekliyorum. Bu vesileyle acilen ihtiyacimiz oldugunun bir kez daha altini cizmek istedigim Americans United tarzi laik sistemi demokratik yollar ile korumak icin kurulmus, siyaset üstü bir sivil toplum örgütünün bu ve bunun gibi davalarda finansal ve hukuki olanaklarina ihtiyac d...

Anayasa Degisikligi ve Tuzla'daki Ölümler

Tuzla'da göz göre göre bir katliam yasaniyor. Katliam kelimesinin etken cagrisimlari iscilerini ölüme yollayan isverene, ya da denetimi yapmayan devlete, yönetmeliklerde anlasma saglayamayan sendikalara sucu yiktigim anlasilmasin. Benim ülkemde patir patir ölen bu insanlardan ben de sorumluyum, siz de sorumlusunuz. Modern anlamda devlet nedir? Bir cografyadaki insanlar bir araya gelirler ve bir arada yasamak icin bazi kurallara uyacaklarina dair taahütte bulunurlar -devletin sosyal kontrat yorumu budur. Bu kurallari yapmak, uygulamak icin aralarindan bazilarina, yine bu kurallar icinde kalmak sarti ile yetki verirler. Gelin bu kurallarin en temeli olan modern anayasalarin giris bolumlerine bakalim, insanlar ne amaclarla bir araya gelip bir millet olmuslar, ve bir devlet kurmuslar: Alman Anayasi: 1- Insan haysiyeti kutsaldir. Bu onuru korumak ve saygi gostermek her devlet kuvvetinin zorunlulugudur. Amerikan Anayasasi: Giris: Birlesik Devletler halki olarak, daha mükemmel bir birlik...

Birsey Yapmali!

Su aralar gündemde olan birkac olay cok ama cok sinirimi bozuyor. 1. MNG Holding'in Bodrum'da Pina yarim Adasinda Yaptigi Dolgu MNG Holding'in cevre bilinci kampanyasi acmasi ise iki yüzlulükten baska birsey degildir. Bu tarz "kurumsal sorumluluk" kampanyalarinin ictensizliklerine bir örnek daha. 2. Hayasiz kiyafeti yuzunden 6 ay hapis cezasi alan Kadin Konu ile ilgili Oral Calisar'in yazisi ve NTVMSNBC haberi 'ni okumanizi tavsiye ederim. Yargi ile Yasama arasindaki makro tartismalar icinde kaybolmusken, ve "Irtica"ya karsi en önemli koruma mekanizmasinin yargi oldugunu düsünürken bu tarz bir haber ile karsilasmak gercekten cok moralimi bozdu. 3. Kamu arazilerinin isgalinin suc olmaktan cikarilmasi, ve iskan ruhsati olmayan binalara altyapi hizmetleri verilmesinin suc olmaktan cikarilmasi Konuyla ilgili NTVMSNBC haberi . Bu konular ile ilgili tepkimi göstermek, göstermekden ziyade birseyler yapmak istiyorum. Eminim bu haberleri okuduktan son...

Mahallede Cikan Adimiz ve Kapatma Davasi

Seküler etik -daha önceki yazimda belirttigim gibi etik dogasi geregi sekülerdir, bu seküler sifatini daha sonra dogan din bazli etikten ayirmak icin kullaniyorum- bu aralar kafami mesgul eden konulardan biri. Milli Takim'in basarisi bu aralar bu konulari biraz gündemde geriye dusurmus olsa bile AKP'nin kapatilma davasi ve Yargi ile Genel Kurmay arasindaki ilginc iliskiler bu konuyu baska bir acidan bakmama vesile oldu. Seküler etik'in en basit sorularindan biri birey'in neden yalan söylemedigidir. Cok hakim olmasam da Kant'tan baslayarak filozoflar bu konuya cevaplar getirmeye calismislar. Benim en kafama yatani önemli Özgürlükcü düsünürlerden biri olan David D. Friedmann 'in aciklamasi oldu. Insanlarin kisitli hafiza ve hesaplama yetenegine sahip varliklar oldugu, ve söyledikleri yalanlarin hepsini hatirlayamayacaklarini, ve bir kez yalan söyleyince yiyecekleri yalanci damgasinin bedelinin dogruyu söylemenin bedelinden daha yüksek olacagi icin yalan söylemedik...

2 Haber, 1 Yazi Ve Seküler Etik

Ahlak'in kaynagi din'ler degildir. Din'ler Insan Cins'ini basarili kilan -yasamda kalma acisindan basaridan bahsediyorum- ahlak diye butunledigimiz davranis kaliplarini ozetleyen dusuncelerdir. Bu davranis bicimleri evrimsel olarak aciklanabildigi gibi akilsal olarak da aciklanabilir, ve Tanri'ya inananlar Akil'i verenin Tanri olduguna inandiklari icin yine Ahlak'i Tanri'ya baglayabilirler. Eger Ahlak'in temelinin din -ozelinde Kitap'lar ve hadisler/azizler/hikayeler- olduguna inanirsak, bunun sonucu diger dinlerden, hatta ayni dinin baska yorumlarindan olan insanlari ahlaksiz olduguna da inanmaktir. Ki bu da ahlakli olmanin en buyuk itici gucu -incentive- olan diger insanlar ile guven baglari kurabilme sansini yokedecegi icin aslinda Ahlak'i baltaliyici bir yaklasimdir. Bu konuyu yazili medya'ya tasiyan Ismet Berkan'in yazisini okumanizi oneririm. Su anki laiklik tartismalarinin merkezinde de aslinda dunya tarihinde ilk defa Isla...

Kapatma davasi ile ilgili ilk dusunce

Radikal'den Ismet Berkan az önce Anayasa Mahkemesi tarafindan kabul edilen iddanameyi okuduktan sonra aklimdan gecen dusunceleri cok guzel özetlemis: Bir de şunu unutmayın: AKP'ye açılan davanın özü laiklik değildir, ifade özgürlüğünün sınırlarıdır. Daha önce yazdım, bireyler için söylenmesi suç oluşturmayan sözlerin bir partinin mensupları tarafından söylenmesi o parti için kapatmaya yeter bir gerekçe midir, değil midir? Kapatmaya yeter bir gerekçe olmalı mıdır, olmamalı mıdır? Yazinin tamami burada .

Kapatilma davasi üzerine görusler

Gecen sene ortasinda secimlerle baslayan, Abdullah Gül’ün Cumhurbaskani secilmesi ile suren, bir ara yeni anayasa tartsimalarinda kimlik bulan, MHP’nin cikarci atagi sonucunda turban yasagi eksenine giren, ve en son olarak AK Parti hakkinda acilan kapatilma davasinda iyiden iyiye bir catismaya donen politik savasimi “Turkiye’nin gecikmis kuvvet paylasimi sorunu” olarak biraz daha genis bir perspektifde yorumlamaya calismadan once, laiklik ve dinin topumdaki yeri hakkindaki kendi goruslerimi kisaca hatirlatmakta fayda goruyorum. Hangisi olursa olsun, bir yerden sonra bilincli olarak mantik ve aklin “inanc” adina feda edilmesini -Danimarkali yenilikci din adami Kierkegaard‘in terimi olan inanc atlamasi, leap of faith ’den bahsediyorum- gerektiren Din kavraminin toplumu duzenlemek icin kullanilmasini dogru bulmuyorum. Burada duzenlemeyi yapan ucuncu bir organ oldugu, ve bu organin demokratik sureclerle secilmis bir devlet oldugunu varsaydigimi vurgulamam gerek. Din su veya bu sekilde ...

Yeni Anayasa Taslagi

Abdullah Gül'ün cumhurbaskani adayi gösterildigi kargasali günlerin basinda siyasi blog 'umda yeni bir anayasaya ihtiyacimiz oldugunu söylemistim. Ne yazik ki AKP "pre-emptive" bir sekilde ilk anayasa taslagini ortaya atti, ve seküler kesim yine cözüm üretmek yerine AKP'yi elestirmek pozisyonunda kaldi. Ki bu da genis halk kitlelerinde "AKP is yapiyor, digerleri oyaliyor" izlenimi uyandiriyor. Seküler kesim bu yeni anayasaya kendi alternatifini bir an önce getirmelidir. Ama ne yazik ki bunu yapacak gücte bir parti göremiyorum, o zamana kadar yeni Anayasa Önerisi'ni incelemek ve elestirmek en iyi is bizim icin. Bu baglantida 'te tam metnini bulabilirsiniz.