Hiçbir yerde güvende olamamak
23 yaşına kadar sorgulamadan yetiştiğim kültürün tanıdığı Tanrı'ya inanıyordum. 2006 yılında okuduğum ülkede gerçekleşen muazzam derecede korkunç bir olay ( https://en.wikipedia.org/wiki/Amish_school_shooting ) sonrası Teodezik bir sarmala yakalanıp, - Tanrı'nın varlığında kötülüğü nedenselleştirme sorunsalı ( https://en.wikipedia.org/wiki/Theodicy )- tektanrılı, çok tanrılı, tanrısız dinleri araştırma gereği hissettim. Üzerine yazılar yazdığım Battlestar Galactica dizisinin gerçekçi kurgusundan etkilenerek şu soruyu sordum: tanrı'nın tek olduğunu kim söylüyor? Bu soruya beni tatmin eden tek cevap olarak: "tek tanrı olduğunu iddiaa eden tanrının kendisi" cevabını bulabildiğim için tanrı ya da tanrıları kişisel metafizik açıklamalarımın dışına çıkardım. O yıllarda pek bir ün kazanan "Yeni Ateizm" dalgasına bir ara kapılarak dinleri insan tarihinde kötücül bir araç olarak görsem de, son yıllarda özellikle Kirkegaard ve Nietzsche arasındaki bağ ile ilg...