Sunday, March 25, 2007

Happy Birthday Europe



It's the 50th anniversary of the Treaty of Rome, the founding agreement which lead to what is now known as the European Union. Leaving the sour -layed on ice would be more appropriate actually- relationships between Turkey and EU, and the European Mid-Age crisis news on the media I celebrated EU's birthday with a great organization.The presidency of EU, which alternated every 6 months, is at Germany's hand's (next is Slovenia). The celebrations take place in Berlin, where the Federal Government organized the European Club Night, where DJ's and bands from 20 countries played on 30 or so Berlin clubs. All accessible with a single ticket. We visited 4 clubs, but spent most time in Oxymoron (inside Hakescher Höfe) where a Finnish DJ played one of the most entertaining sets I've heard. When I learned that it was time to switch to the Daylight Savings Time, I was very excited that we could party for an extra hour. Unfortunately, it was the other way around, and I am trying to wake up after a sleep an hour short...

4 comments:

zeynep said...

AB gercekten fevkalade bir kurum, amma velakin yazik ki Turkiye giremeyecek cunki bir kere ABnin 50 sene onceki kurulus amacina uymuyor Turkiye. Ne alaka Turkiye? Ama girse de iyi olur tabi, zira bize cok yarar. Neyse efendim dusuncelerimi yazayim dedim, bunla ilgili bir yazi yazmam gerekiyor ama ne yazacagimi bulamiyorum. Esenlikler....

Nuri Kayaoğlu said...

Avrupa'nın Hristiyan ve Yahudi kökenli geçmişe dayandığını söyleyen bir dönem baskani ayirimciliktan baska hic bir sey yapmiyor. Aptal Dogu Alman Türkiye'yi son toplantilara cagirmayarak gercek niyetini de ortaya koymus oldu. Berlin Deklarasyonu denilen dandik yaziyi da 2-3 kisiden baskasi imzalamayarak AB'nin kendi icinde de ne kadar sorunlu oldugunu gösterdi. Bakin, aptal Dogu Alman Fransa Cumhurbaskani Chirac'a katıldığı son AB zirvesi olması nedeniyle bir 18'inci yüzyıl bira kupası hediye etmis. Kupanin üzeri Napolyon'un 1799 yılında Mısır'da, Osmanlı güçlerine karşı kazandığı askeri zaferi simgeleyen bir kabartmayla süslüymüs. Simdi. yukaridaki yorum su acidan dogru: Türkiye AB'ye giremeyecek. Ama "yazik ki" degil. Bizi ne gözle görüdügü belli olan bir kurulusta isimiz yok. Avrupa'yla her türlü is birligine (ticari, askeri, vb.)evet ama üyelige hayir.

siyahbeyaz said...

avrupa birliginin 50 yılını bende buruk bir sevincle kutluyorum.yorumlara katılabilirim,evet tam rafine olmamıs bir dogu alman kokenli ve baskı altındaki bir ulkede bir papazın kızı (bunu belirtmekteki kastım din ve kapalı toplum baskısında yetisen birinin ic dunyasını anlamanız icin)bu eski ihtiyarlayan kıtaya ruh veren ab perspektifi eger hatalar yapılrsa neler olur,gelecekteki birligin ne durumda oldugunu kimse kestiremez.aptallık kalıcı ve bulasıcı degildir.ama verdigi tahrip cok yıkıcıdır.bır oz elestırı yapmak istiyorum,acaba bizimde kompleksli kisilerimiz bu hataları yapmadılarmı,ve yapmakta devam etmiyorlarmi,bu aptallıga yardım etmiyormuyuz.
ben halen inaniyorum ve inanmak istiyorum.bu bereaberlikteligi
yasamak istiyorum

Ahmet C. Toker said...

ben de baba'ma katiliyorum.

öncelikle AB'nin 50 yil onceki amaclari demissin zeynep, 50 yil onceki anlasmada ingiltere, ve iskandinavya yok. AB'nin su anki bocalamasinin nedeni ise bizzat bu ulkelerin avrupanin kurucu ve ilk zamanlarindaki itici gucu olan almanya ile fransa arasindaki vizyon savaslari. almanya ve fransa, ki ikisinin de tarihinde tum avrupayi feth etmek isteyen liderler var. bunlarin ongordugu avrupa tek bir devlet'e yakin, siki bir integrasyona dayali. ticaret ile gelismis olan ingiltere, hollanda ve iskandinavlar ise ne kadar az kanun o kadar iyi diye dusunuyorlar ve piyasa entegrasyonundan yanalar. eger ikinci secenek agir basarsa, ki alman ve fransiz ekonomilerinin halini gorunce umitleniyorum, bizim uyeligimiz de hizlanacaktir.

nuri'ye de su cevabi vermek istiyorum, karar mekanizmalarinda yer almadigimiz surece iliskiler dipolatik oyunlardan oteye gecmeyecektir. ekonomimiz de duzelemedigi icin bu tur oyunlarda, jeopolitik onemin ekonomik gucle birlesmeden hicbirsey olmadigina en iyi ornegiz, en onemli aractam mahrum olacagiz.

baba'min oz elestirisine de katiliyorum, ne muhalefet, ne iktidar, ne de birseyleri degistirmek yetisine sahip biz gencler birsey uretiyoruz. cozum uretmeden baskalarini elestirmek bana dogru gelmiyor.