Friday, October 23, 2015

ODTÜ Otobüsleri


Bu otobüsler ile lisede Odtü Kayak takımında tanıştım. Bel hizasının altına gelen koltuk arkalıkları ile size en konforsuz seyahati garanti ederlerdi. Kayseri'ye, Kartalkaya'ya geceden gittiğimiz yolculuklarda uyumak için embriyo pozisyonu alan biz genç kayakçılar ilk önce deri koltuklarından yere yuvarlanırdık.

Bir seferinde Erciyes'e çıkarken çok güçlü bir fırtınaya yakalanmıştık. Otobusün her yerinden sesler geliyordu. Otobüs şöförü Hülya Hoca'ya dönüp, "Hocam her an dağılabiliriz, korkuyorum" dediği anda herkesin uyku için girdikleri akıl almaz pozisyonlardan çıkıp dimdik oturduğunu hatırlıyorum. Sabahın o saati dağa çıkarken duracak bir yer olmadığı için devam etmiştik yola.

Otobüs şoförünün bizim odada kaldığını, her sabah 5 de kalktığını hatırlıyorum. 5'de otobüsün altına ateş yakar donan mazotu çözer, daha sonra motoru çalıştırmak için yarım saat uğraşırdı. Odtü emekçisine burdan selam olsun.

Temel olan herşeyin buharlaştığı bu dünyada bazı şeylerin seneler ötesine geçip jenerasyonları birleştirmesi güzel birşey kanımca.

No comments: