Sunday, March 14, 2010

Kitlelerin Anfetamini / Dogu Roma'da Holiganizm



Diyarbakirspor - IBB maci sahaya giren Diyarbakir seyircisi nedeniyle 87. dakikada tatil edildi. Gecen hafta Bursa macinda olanlardan sonra Diyabakirspor'un ligdeki gelecegini ciddi ciddi tehlikede goruyorum. Bir sezonda 2 takimin ligden dustugu ligimizin marka degeri hakkinda bir iki laf etmek degil amacim.

Sezen Aksu'nun harika deyimiyle "DNA’mıza kodlanmış bu ‘örtbas’ illeti" nedeniyle yine gecici cozumlerle gecistirilecek, bir kac suclu bulunup hali altina surulecek biliyorum Diyarbakirspor maclarinda vucut bulan travma.

Bas bas bagiriyor, akli basinda futboldan anlayan her birey. Eger insanlarin baska yontemlerle insan haklarini aramalarini ellerinden alirsaniz, en kolay gidilebilecek, 82 darbesinin kirli kokulu ve kanli kollarinin tam anlamiyla uzanamadigi tek toplu gosteri sansi olan futbol maclari bu ve belki daha buyuk eylemlere gebe.

Eger siz acilim yapiyor diyip secilmis baskanlari ellerini kelepceleyerek goz altina alirsaniz, ya da acilimi birakin, eski katliamlari hakli gostermeye calisirsaniz kaynayan kazanlar bu futbol maclarinda bir anda patlayiverirler.

Turk-Islam devlet yonetimi anlayisinin bir ozelligi ihtilalleri, isyanlari devletlestirerek kontrol altina alma yaklasimidir. Bektasi ocaginin kurulusunda Anadolu'daki Sii isyanlarinin bastirilmasi amaci vardir. Kurt acilimi da bu mantaliteyle ilerli-(emi)-yor.

Yine Türk-Islam devlet anlayisina kaynaklik etmis Dogu Roma'dan bir ornek vereyim, demokratik hak arama ozgurlukleri kisitlanmis kitlelerin her yerde ve her zaman spor karsilasmalarini cogu zaman siddet iceren hak arama araclarina donustureceklerine.

Roma Cumhuriyet'inden baslayarak en populer spor karsilasmasi olan at yarislari 4 takim halinde yapilirdi. Beyazlar, Kirmizilar, Yesiller ve Maviler. Modern anlamda taraftarliktan anladigimiz hersey bu takimlar icin de gecerliydi, taraftar orgutlenmeleri, siyasi kavgalara taraf olmalar vs...

Dogu Roma Imparatorlugu tek Roma Imparatorlugu oldugu donemde sadece Yesiller ve Maviler kalmisti. O yillarin en buyuk siyasi kavgasi yeni devlet dini olmus Hristiyanligin resmi Kadikoy konsili yorumunun mu yoksa baska yorumlarinin mi gecerli olduguydu. Ortacag monarsilerinin aksine Roma imparatorlugu babadan ogula gecmiyordu. Impararorlugu eline geciren taraf ote tarafi ezmekten geri kalmiyordu.

Iste bu gunlerde basa gecen Constantine, ki kendisi atesli bir Maviler taraftari idi, vergileri artirmis ve sonuclari tum bati hukukunu etkileyecek reformlarina baslamisti. Halkin hosnutsuzlugu ust seviyedeydi. Bir yaris sonrasi cikan kavgada adam oldurmekten her iki takim taraftarindan birer kisi yakalanmis, idam gunlerini bekliyorlardi. Iki tarafi da kendine karsi almaktan korkan Constantine olum cezalarini hapis cezasina cevirdikten sonra her iki taraf da serbest birakilmalari icin protestolara baslamislardi.

13 Ocak gunu bu gerilimler arkaplaninda yarislar basladi. Yesiller ve Maviler adina tezahurat yapan seyirciler ilk defa Imparator'a karsi beraber "zafer bizim olacak!" - "Nika!" - tezahurati yaptilar. Ne olduysa oldu ve Konstantinapol'un gorup gorecegi en buyuk halk ayaklanmasi yarislarla basladi. Aya Sofya'nin yandigi, bir kac gun suren bu isyan sirasinda Yesiller kendi Imparatorlarini ilan ettiler -Yesiller Kadikoy konsulu karsiti olduklari icin, kendi inanclarinan olan bir onceki imparatorun yegenini sectiler.

Bir ara kacmayi dusunuen Constantine, "Imparatoriceligi kaybetmektense olurum" diyen guclu esi Theodora'nin baskisiyla yine taraftarligi kullanarak kanli bir bicimde sona erdirdi bu isyani. Mavilerin amigo baslarina yuklu bir ucret odendi, ve amigolarin Mavi'leri Yesiller basa gecerse din elden gidecek diyerek sakinlestirilmesi saglandi. Daha sonra devletin ordulari, daha sonra Italya ve Afrika'yi feth edecek komutanlari Belisarius ondelrliginde Yesilleri katletti. 30 000e yakin insanin oldugu soyleniyor...

Sonumuz benzemesin. Bu tarihi olayi neden mi anlattim? Siyasi hosnutsuzlugun ve umutsuzlugun spor olaylarinda vucud bulmasi ne Diyarbakirspor'a, ne Turkiye'ye, ne de bugunlere ozel birsey. Lutfen Ibrahim Altinsay'in yazisinda anlattigi hikayedeki gibi 'Kırmızı ibikli horozun katili''ni arayin...

No comments: