Tuesday, July 04, 2017

104. Tour de France - Etappe 4 - Mondorf-les-Bains > Vittel - 207.5 km - Yokuş Finişli Düz Etap

Tanıtım

Termal kentler, Avrupa'lılık ve eski şampiyonlar temalı bir etap. Lüksemburg'un spa kenti Mondorf-les-Bains'den Fransa'nın su başkenti Vittel'e koşulacak etap. Mondorf-les-Bains Lüksemburg'lu bisikletçi kardeşler Schlecklerin doğum kenti. Hepimizin aşina olduğu Schengen anlaşmasına adını veren Lüksemburg, Fransa, Almanya sınırındaki Schengen kentini geçip Moselle ve Meurthre vadilerinden Vittel'e ulaşacağız. Vittel de Avrupa'nın şişe su başkenti.


Bu düz etapta yan rüzgarlar pelotonu dağıtabilir. Eğer rüzgar çıkmaz ise son metrelere kadar sıkıcı bir etap olabilir.


Son kilometre yine yokuş yukarı. Ancak 1 kilometrede 17 metre pek de matah bir eğim değil. Olağan şüpheliler safkan-sprinterler ve Saganesque sprinterler arasında geçecek. Birgün sonraki ilk zirve finişi öncesi genel klasmancılar son kilometrelere sakin ve güvenli girmek isteyeceklerdir.


Son üç kilometre içerisinde bir tanesi çok dar olmak üzere 3 tane 90 derecelik dönüş var. Biraz heyecan katabilir.

Sonuç


Sprint finişi olacağı bu kadar bariz olunca Guillaume Van Keirsbulck kaçış için kendisine eşlik edecek kimseyi bulamadı. 207 kilometre boyunca rüzgara karşı Atlasvari bir mücadele verdi. Fransızca Maceracı anlamına gelen Baroudeur'ların bunu neden yaptıklarına dair güzel bir video hazırlamış Tur organizasyonu.




Yol kitabında dar dönüş olarak gösterilen dönüş son 3 kilometre içerisindekiilk büyük kazaya neden oldu. Pelotonun büyük bir bölümü burada yerde kaldı, ama bir sakatlık çıkmadı.

Tur'a damga vuracak olay önde kalan sprinterler arasında yaşandı. Mark Cavendish Peter Sagan ile bariyerler arasından kendine yer açmaya çalıştı ve kafasını uzattı. 50 kilometrenin üzerinde bir hızla giden Sagan gayriihtiyari olarak dirseklerini açtı ama yol vermedi. Cav'in düşüşü dikkatli izlenmediği zaman sanki Sagan dirsek atarak Cav'i düşürdü gibi gözüktü ilk başta. Halbuki videoyu dikkatli analiz edince olayın az önce bahsettiğim gibi geliştiği anlaşılabiliyordu. Kararı size bırakıyorum:

Detaylı Analiz:


Çıplak Video:



Böyle büyük iki isim böyle spektaküler bir şekilde çarpışınca sanki bir Rashomon filmi izledik. Aynı görüntüye bakarak farklı iki gerçeklik oluştu. Cavendish'in takımı ve Andre Greipel'in takımı komiserlere diskalifiye isteğiyle bir itirazda bulundular. Videoyu daha detaylı izleyen Greipel sonradan fikrini değiştirse bile Sagan'ın dirsek attığına inanan gerçekliğe jüriler de dahil olunca Sagan önce puan ve zaman cezası aldı, daha sonra da Tour de France 2017'den diskalifiye edildi.

Kaza sonrası Sagan Cav'den özür dilemişti. Yani aslında kendisi de yanlış birşey yaptığının farkındaydı. Bu sene verdiği bir röportajda "Arkamdaki yarışçı beni solumdaki/sağımdaki boşluktan geçmeye çalışsaydı o boşluğu ona vermem, kaza yapardık" minvalinde bir açıklamada bulunmuştu. Bu tarz "Bad Boy" açıklamaları ve dün etap kazandığında motokros gözlüğü takması ve Tur'daki genel tavrı bahsettiğim ikinci gerçekliğin oluşmasını sağlayacak algının oluşmasına yardımcı oldu.

Fransa'nın yarışında Fransız Milli Mayosu ile yarışan gülen çocuk Demare'ın etabı,  Sagan'ınkinden daha tehlikeli bir manevreayı yine "Bad Boy" imajı olan Bouhanni'ye yaparak almasının gözden kaçması, algı ile gerçeklik ilişkisini ortaya koyan başka bir durumdu.

Japon kültüründen girerek analiz etmeye çalıştım olayları. Yine Japon kültüründen devam edelim. Ghost Dog ile tanıdığımız Samuray Rehber kitabı Hagakure'den çok sevdiğim bir cümle vardır. "Kararlarınızı 7 nefesten sonra verin" diye. Yarış komiserleri gerçeğin algı ile ilişkisini ve bu cümleyi hatırlarında tutsalar bizi bu yetenekli adamdan mahrum etmemiş olacaklardı...

Etap fotoğrafı:


Klasmanlar

Genel Klasman Farkları
Thomas
Froome 00:12
Porte 00:47
Quintana 00:48
Majka 00:49
Bardet 00:51
Aru 00:52
Contador 00:54

Turistik


Meurthe-et-Moselle bölgenin adı. Burada akan nehirlerden alıyor ismini. Nehirlerin etrafı güzele benziyor.

Bölgenin Mirabelle erikleri ünlü:


Şaraplar: Riesling, Moselle şarapları,

No comments: