Wednesday, October 26, 2016

Darbe'ye de, Hukuksuzluğa da, İşkence'ye de Demokrasi'nin Gasbına da Hayır!

Seneler sonra bugünlere bakıp,Türkiye'nin sorunları ile ilgili kafa yorduğum bu mecrada çocuk ve iş stresi nedeniyle sessiz kaldım demek istemiyorum.

AK Parti ile ideolojik olarak hiç bir zaman aynı düzlemde olmasam da 2002-2003 yıllarında Askeri vesayete karşı gösterdiği duruşu taktir etmiştim. Devrimlerin karşı devrimleri doğuracağı gerçeğine rağmen o günlerde de bugün de askerin her koşulda siyaset dışında olması gerektiğine inanıyorum. 15 Temmuz sonrasında aksini düşünen kalmamıştır umarım.

Balyoz ve Ergenekon'un Fettulah'çı bir operasyon olduğunu itiraf edeyim geç kabullendim. Biraz rövanşist bir bakış açım vardı başlarda. Delil üretilen bir ortamda açılan bu davalarda gerçek ile yalan birbirine öyle karıştı ki, Türkiye sağlam bir sivilleşme şansını kaçırdı.

17-25 Aralık ile ilgili düşüncem de benzer bir düzlemde. Usulsüz toplanan deliller ne yazık ki yine gerçek ile yalanı birbirine öyle karıştırdı ki, Türkiye sağlam bir yolsuzlukla mücadele şansını kaçırdı.

Tüm bu olayların hukuk ve demokrasiyi desteklemesi gerekirken Tarih'in tekrar etmese de kafiye ettiği bir şekilde hukuktan ve demokrasiden uzaklaşıyoruz. Bu kara deliğe hep beraber düşerken şu beş olayı şiddetle kınıyorum:
  • Demokrasi'nin tecelli mercisi meclisin vurulduğu, Tianenmen'den büyük bir sivil direnişin kanlı bir şekilde bastırılmaya çalışıldığı 15 Temmuz Darbe Teşebbüsünü
  • Aslı Erdoğan'ın, Necmiye Alpay'ın tutuklulukları, Altan Kardeşlere yöneltilen subliminal mesaj suçlaması ve tutukluluklarının devamı
  • Human Rights Watch'ın açıkladığı işkenceler ve bu işkencelerin ortaya çıkmasını engelleyen korku ortamı
  • Seçilmişi ancak seçmen yerinden edebilir prensibine karşın HDP belediye başkanlarının -darbe komisyonuna ifade verdikten sonra!- tutuklanmaları
  • Şırnak'ta insanların önce evlerinden sonra çadırlarından edilmeleri
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete...

No comments: