Friday, September 17, 2010

Besiktas Günlügü: BJK 1 - CSKA Sofya 0 (Kelini Öpeyim)


Adanan Aybaba'nin sacmalamalarinin naifligini seviyorum. Yukarida Aybaba'nin Türkiye'ye Meksika Lucha Libre maskelerini Türkiye'ye tanitirken goruyorsunuz. Dunku mactan sonra tüm basin Ernst'in Alman olusuyla ilgili baslik arama yarisindayken kendisi benim de icimden gecen hislere tercuman olarak basligini secmis:

Kelinden Öpeyim!

2 Sene önceki sampiyonlugumuzu geldigi andan itibaren takimin durusunu degistiren Ernst'e borcluyuz desem yanilmis olmam. Gecen seneki ileri savunma performansimizda da Fink ile olusturdugu ikilinin rolu buyuktur. Bu sene Necip ile Guti'nin arkasinda daha parlak parildamaya baslamisti. 90. dakikada Guti'nin ortasina koydugu kafa Besiktas'taki daha guzel gunlerinin habercisi olur umarim.

Geldigi gunden beri parlayan Ernst'in yaninda, geldigi gunden beri patlama yapmasi beklenen ama bir turlu patlayamayan Holosko var bir de. Geldigi gunden beri bir macini hatirlamiyorum, soyle sagdan kaptirip defansi yardigini. Sagda da hala kumasi iyi mi kotu mu anlayamadigim Hilbert olunca haftasonundaki Ankaragücü maci performansindan uzak kaldik.

Son dakika gelen golun yasattigi öfori patlamasinin yaninda son dakikaya kadar kendini kaybetmeden idmanda calisilanlarini uygulamaya calisan bir Besiktas gormek, keci boynuzu tadindaki maci benim icin katlanilir kildi. Onumuzdeki maca bakiyoruz artik. Ozledik Fenerbahce'mizi.

No comments: