Sunday, September 26, 2010

Besiktas Günlügü 2010-2011: BJK 2 - Antalya 1


Bir hata yapmissiniz, arkadaslarinizin emegini bir anda sonucsuz kilmissiniz. Dakikalar birer birer geciyor, arkadaslariniz sizden 80 metre otede gol atmak icin cirpiniyor. Futbol'un spor oldugundan habersiz bazi ekseni kaymislar size küfrediyorlar, geri kalanlar alkisliyor size destek olmak icin. 90 dakikada koskaca yari sahada yapayalnizsiniz. Sanirim bir kalecinin dramini daha yogun bir sekilde yasayamaz bir insan.


90+1 oluyor, normal isi sizin kalenize gol atmayi engellemek olan kel bir arkadasiniz harika bir pas cikariyor... Ve yikiliyorsunuz. Agliyorsunuz. Ne oldugunu anlayamadan iki eli sariliyor size, yediginiz goldeki hatanin diger oyuncusu arkadasiniz size sariliyor. Kalk diyor, ve alninizdan öpüyor sizi. Daha cikarilacak cok pozisyon, yenecek cok gol, kaciralacak cok pozisyon, atilacak cok gol var önümüzde diyor.


Hilbert'in Hakan'i alnindan öptügü o fotograf, yukarida Baba Hakki'nin Süleyman Seba'yi alnindan öptügü fotograftan sonra bana benim Besiktas anlayisimi en iyi anlatan ikinci fotograf olacak.

90 dakika boyunca topu kontrol ettigimiz, gol üzerine gol kacirdigimiz Antalya macindan, seneler sonra bu girdiyi okudugumda futbolu degil bu fotografi hatirlamak istiyorum. Bu yüzden kim gol atti, kim nasil oynadiya girmiyorum. Gecenlerde de kullandigim, kendisi de bir kaleci olan, ve eminim Hakan'in durumunu benden cok iyi anlayan Albert Camus'un sözüyle bitiriyorum:

"Ahlak ve yükümlülükler hakkinda ne ögrendiysem bunu futbola borcluyum"

2 comments:

Can said...

bu yazıları forzabesiktas sitesinde de görmek istiyoruz!!!!!

Ahmet C. Toker said...

benim yazmam olmaz. sen begendiysen post edebilirisin. ben de senin blog yazilarini bekliyorum.