Sunday, January 31, 2010

Besiktas Demiroreni Kovuyor!



Demokrasi'lerin sadece parlamento'dan ibaret oldugunu sanmak, daha dogrusu boyle oldugunu kitlelere empoze etmek, o kitleler uzerinde hegemonya kurmaya calisan yonetici sinifin bir yalanidir. Eger parlemento kitlelere acik degilse, ya da kitleleri temsil etmiyor ise kitlelerin ve kisilerin parlemento disinda haklarini aramalari onlarin temek insan haklarindan/odevlerinden biridir.

Nazi Almanya'sinin yikilisindan 20 yil sonra CDU ve SDP bir koalisyon kurarlar. 2. Dunya savasi sonra yapilan anayasada olagan ustu hal ile ilgili maddeler yoktur. Muttefiklerin baskisi ile bu koalisyon anayasaya ek yaparak olagan ustu hallerde anayasal haklarin -iletisim ve seyahat ozgurlugu gibi- kaldirilabilmesini saglamak ister. Buna parlementoda sadece liberaller (FDP) karsi cikar. Parlemento'da kendilerini temsil eden hickimseyi bulamayan ogrenciler Parlemento Disi Muhalefeti kurarlar. Anayasa degisikli yine de kabul edilir, ancak bugun tum dunyada Yesiller partileri var ise bunun nedeni iste bu Parlemento Disi Muhalefet'tir.

Yarin Besiktas kongresi var. Dun gece Antalya macini seyrederken geldi aklima bu konuyla ilgili yazmak. Seyrettigim yerde iki buyuk ekran var, bir yanda Besiktas-Antalya maci, bir yanda da Almanya Ikinci Ligi konferans yayini vardi. Oynadigimiz futbolumsu seyi Alman Ikinci Ligiyle karsilastirmali seyredince utandim. Yildirim Demiroren'in beceriksizliginden ote suursuzlugunun ve umursamazliginin simgesi olan Tabata'nin ayagina her top geldiginde ortasahada en yakindaki adama pas atip kacmasini gordukce midem bulandi. Sifo Mehmet'in takimini olmayan bir penaltiyla yendigimiz icin uzuldum.

Ama bunlardan hic biri yarin icine dusecegim karamsar durumla karsilastirlamayacak. Buyuk bir ihtimalle Yildirim Demiroren 3. defa baskan secilecek. Biz Besiktas'lilara da cevaplamalari gereken sorular kalacak. Ne yapmali?

Baskan saflarini cok iyi belirledi. Besiktas kongre uyelerinindir demek yuzsuzlugunde bulundu. Dovulmelerine seyirci kaldigi belki de dovdurdugu taraftarlarin kendisine kufur etmesinden dem vurup, taraftar kalitesini arttiracagiin vaat etti.

Ote yandan karsisindaki isim, eski bir Demiroren yoneticisi. Kimsenin tam aklina yatan bir isim degil. Durum cok vahim. Bu durumda yine soruyorum, ne yapmali?

Bence Besiktas'in orgutlu bir Kongre disi muhalefete ihtiyaci vardir. Maclari topluca terk etmek, klubun onunde oturme eylemi yapmak olsun cesitli yollarla bu Baskani yollamaktan baska yolu yoktur.

Yukaridaki pnakarti Alman Parlemento Disi Muhalfetinden aldim. 1962 yilinda Bonn'da yapilan gosteriye cagri pankartini degistirdim. Manasi:

"Besiktas Demiroreni Kovuyor!"

3 comments:

babasicarlos said...

Saha dışı bir örgütlenmeyi kuramayacak kadar bazı insanlara çok tapan bir taraftar grubumuz var. Bu gruplanmayı yapabilecek tek güç ÇARŞI grubuyken, alen markaryan dün mali kongrede Demirören'in lehine oy kullanmış ve onu desteklediğini göstermiştir. Beşiktaş taraftarı özellikle kapalı üstte bitmek tükenmek bilmeyen bir alen sevgisinin olduğunu hepimiz biliyoruz. Alen ne derse tersi yapılmaz ona karşı çıkılmaz, çıkanlar ise bir şekilde susturulur.

Bu sezon ki Denizlispor maçı aslında bunun için en iyi örnektir. Alen'in yanında "İKİ KUPAYI UNUTMA VEFASIZLIK YAPMA" pankartı açıldı sonra protestolar devam edince kapalı altta ki Karagümrük protesto edenlere saldırarak insanları susturmak istedi.

Maçtan sonra Alen'in açıklaması ise gerçekten komikti. "Pankarttan benim haberim yoktu." Kapalı Üst tribünde açılacak bir pankarttan Alen'in haberi olmaması mümkün mü? Ondan habersiz kuş uçmazken direk olarak taraftara saldıran bir pankart açılmasından nasıl olurda haberi olmaz? İnsanlarda nedense o açıklamaya inanarak sustular. Alen'in ceza aldığı Wolfsburg maçı ise hala akıllarda..

ÇARŞI artık taraftar grubu olmaktan çıkmıştır. Reklam yapılacak, bir şekilde kendilerinden konuşulmasını sağlayacak ne varsa ÇARŞI hep oradadır. Nedense kimse ÇARŞI'nın karaborsacılığından, rantçılığından konuşmazken herkes ÇARŞI sosyal projeleri olan taraftar grubudur der. Aslında öyle değildir tek amaçları reklam yapmaktır ÇARŞI'nın. Bu durum o grup içindeki insanları mutlu ederken başlarında ki kişileri ise zengin etmiştir ancak bunu kimse anlamak istemez. Kendilerine sorulunca yok öyle birşey ne alakası var "ÇARŞI ruhtur" "ÇARŞI şudur budur" zırvalarını duyarsanız..

Saha dışında bir yapılanmayı ÇARŞI'nın oluşturmasını beklemek sacmalıktan öteye gitmeyecektir çünkü onların başında bulunan "AĞABEY"leri Demirören sayesinde ceplerini doldurmaktadır. Normal olarak ekmek yedikleri yere ihanet etmeyeceklerdir. Kardeşler ise ağabeylerinin kuklası olmuş durumda onlar ne isterlerse yapar durumda. Durum böyle olunca ÇARŞI'dan birşey beklememek lazım.

ÇARŞI dışında herhangi bir taraftar grubununda böyle bir örgütlenme kuracağını sanmıyorum zaten kurulsada durum böyleyken destek görüp gelişmeleri imkansız...

Hayat ne kadar garip; 14 senelik Beşiktaş başkanı gitsin diye yürüyüş düzenleyip en önlerde yer alan insanlar 6 senedir hiçbir başarısı olmayan, takımı borçlandıran başkanın gitmemesi için ellerinden geleni yapıyolar...

http://babasicarlos.blogspot.com/

Diego said...

Onunde oturma eylemi yaptigin klup binasinin icinde oturan adamin demokratik bir eyleme saygi duymanin otesinde buna kulak verecek olgunlukta olmasi gerekir. Ben baskanin oyle birisi oldugunu dusunmuyorum.

Haddim olmayarak konusuyorum belki ama Besiktas'i ne yazik ki kendi kongresi terketmis. Murat Aksu aday oldu ama Demiroren'in rakibi degil gibi gorunuyor. Klubun su durumunu gorup nasil oluyor da kimse elini tasin altina sokmuyor veya kongredekiler bu durumu degistirmek icin birlesmiyor?

Diego said...

kaldi adam