Wednesday, November 11, 2009

Turkiye’de Irkcilik Yoktur

Yalan söyleyen bilir – ilk tasi yalan soylemeyen atsin-, bir kez bir yalan söyledin mi bunu gerceklerle ortusturmek icin yuz tane yalan söylemen gerekir. Insanlarin neden yalan soylemekten sikildiklarini, neden bunu ahlaksiz bulduklarinin aciklamalarindan biri budur. Bir yalan söyleyip, en onemli kaynagimiz olan aklimizi bu yalani saklamak icin gerekli olan 100lerce yalan icin kullanmak yerine, hic yalan soylememek insanlardaki dogustan gelen yalan söylerken rahatsiz olma ic güdüsünü acikliyor. Ben de, siz de, politikacilar da yalan söyleyince elde edecekleri yararla bu icgudunun arasinda gidip geliyor. Bir de bu isin toplumsal yonu var. Toplumdaki yerimiz, ozellikle diger insanlarin bizi guvenilir olarak gorup gormemesi bizim icin cok onemli. Bu nedenle yalanlarimizin ortaya cikmamasini istiyoruz, bunun icin daha once bahsettigim gibi yalan soylememek en akil kari yol oluyor.

Yalniz bazen öyle bir nokta geliyor ki, – hayatimda hic yalan soylemedigimi idda edemem ama bu noktaya gelmedigimi idda edebilirim- yalanlar bütününü gercekle bagdastirmak imkansizlasiyor. Bu durumda insanin yapacagi yegane sey yalani gercek, gercegi yalan kabul etmek icin kendini kandirmak oluyor. Ozellikle dogrudan katilmadigimiz, ancak dolayli olarak taraf oldugumuz toplumsal eylemlerde bunu yapmak daha kolay oluyor. Bu durumda yalan herkes bu yalanda agiz birligi ettigi icin, ayni zamanda bir topluma bagli olmanin verdigi haz ile birlesiyor. Bu nedenle bu yalanlardan kurtulmak ozellikle guc oluyor. Ama yalanin dogasi, yani yalani yalanla suslemek, ileri gidip gercegi yalanla degistirmek ayni kaliyor.

Turkiye’de irkcilik yoktur yalani da tam bu yalanlardan. Sunu soylemek gerek ki, Turk toplumunda gorebildigim kadariyla irkciligin kötü birsey oldugu konusunda genis bir –belki de yaniliyorum- konsensus var. Bir imparatorluk ardili olmanin bununla ilgisi olabilir. Kisacasi irkciligi kendimize yakistiramiyoruz. Irkcilik yaptigimizda ise hem kendimize, hem baskalarina yalan soylemeye, bir yerden sonra da kendimizi kandirmaya calisiyoruz.

Dunya’da irkciliktan en cok cekmis topluluk olan Afrika kökenli – bu tanim bile irkciligin sacmaligini acikliyor, zira dunyadaki tum insanlar Afrikayi onbinlerce yil once terk etmis bir tek 200-300 kisilik Afrikali bir kabilenin torunu- insanlarin ülkemizde irkcilik ile karsilasmamis olmasi, boyle bir nufusun toplumsal cekismelerde taraf olacak kadar buyuk bir sayida ulkemizde yasamamasindan kaynaklaniyor. Halbuki, en okumusumuzdan en az okumusumuzaa anne babalarimizia su soruyu sorunca alacaklari cevap bu insanlara karsi aslinda ne kadar irkci oldugumuzun olcusu olacaktir: „Anne/baba siyahi bir insanla evlenmeme ne dersiniz?“

Kendimizi en az irkci hissetigimiz konuda bile irkciyiz kanimca. Bir de kendimizi kandirmamizin bize politik cikarlar getirdigini dusundugumuz durumlar var. Ülkemizin Kürt, Ermeni, Yahudi ve Rum vatandaslari. Bu yaziyi yazmama neden olan olaylar futbol oldugu icin futboldan ornek verecegim, daha vahim sonuclari olan ornekler icin gazeteleri, TBMM’nin azinlik raporunu okumanizi tavsiye ederim.

Diyarbakir taraftarina „PKK disari“ diye bagiriyorlar her yerde. Kendine Turk toplumunun irkci oldugu gercegini yediremeyen, yakistramayan insanlarin refleksel tepkisi „PKK disari diye bagirmak irkcilik degildir“ demek oluyor. Irkcilik irkciligi yapanin kafasinda biten bir olaydir. Eger bu tezahurati yapan insanlar icin PKK’li olmak asagilayici, nefret edilecek birsey ise – ki oyle- sirf Diyarbakir’dan geliyor diye Diyarbakir’lilara PKK'li diyerek asagilamak irkciligin daniskasidir. Kendimizi kandirmayalim. Bir de "Diyarbakirlilar da PKK teroristtir diye bagirsin is cozulsunculer" var ki ona en guzel cevabi stalker „Fasizm bir seyi soylemeyi yasaklamak degil, baska birseyi soylemeyi zorunlu kilmaktir“ diye ozetlenecek Fransiz aforizmasi ile vermis.

Ayni hafta Ankaragücü – bir baska fasiszan tribun Bursa ile cok iyi iliskiler icindedir bu insanciklar- tribunu Besiktas amigosu Alen Markaryan’a „Madem ki Ermeni’sin, o halde vermelisin“ diye bagirdilar. Konusu bile olmadi medayda. Kazim Koyuncu’yu bagrindan cikarmis Trabzonspor tribunlerinden baska insanciklar „Ermeni Carsi’ya soykirim“ pankarti acip, Hrant Dink’i olduren Ogun Samast bereleri ile maca cikmislardi. Federasyon ve Trabzonspor/Ankaragücü yönetimleri bu konuda gözlerini baglamayi sectiler. Sivasspor oyuncusu Balili nin Galatasaray tribunlerinden Yahudi oldugu icin gördügü muamele de unutulmamali.

Bu kadar bariz bir gercegi yazmasam catlayacaktim. Ne oldugumuzu bilip, ne olmak istedigimizi dusunup ona gore hareket edelim.

Ek Not: Bu yaziyi gecen hafta yazmistim. Bugun Ankaragucu yonetiminin Teknik Direktorunu yollamak icin oyunculari idmana yollamadigini ogrendim. Oyunculara, Yonetime yaziklar olsun. Boyle lige super lig dememiz bile yukarida bahsettigim yalan soylemeye ornek.

No comments: