Thursday, October 22, 2009

Kimi hatirlayacaksiniz?


Denizli'nin tavsanlarindan muaf, takimin yavas yavas eski kondisyonuna kavustugu, Ernst-Fink, Sivok-Ferrari, Bobo-Nihat ikililerinin ideal ikililer oldugunun yeniden göz önüne ciktigi, Berlin-Carsi'nin yine kendine hayran biraktigi, Almanya'nin sogununun Ekim ayinda kic dondurdugu, Hakem'in bir penaltimizi yedigi, Rüstü'nün isinin futbolumuzla yasatamadigimiz heyecani tehlike yaratarak yasatmak oldugu, Ferrari'nin Obama'nin 2 saniye'de 2 kere adamin ayagina yatan versiyonu oldugunun görüldügü -bkz. üstteki resim- , alinan bir puan, ManU'nin attigi 1 gol ile iyiden iyiye son maclara kadar heyecan yasayanacaginin belli oldugu, senelerden sonra Babam'la evden seyrettigim güzel degil ama sempatik bir mac oldu.

Baba-Ogul Besiktas'liligimiz benim dogum öncesine dayandigi icin eski futbolcular'dan dem vuruldu. Bu sabah su soru aklima takildi bundan 5 sene sonra geriye bakip hangi futbolcuyu konusacagiz?

Besiktaslinin aklinda yer eden yabanci futbolcular her zaman taraftara yüregini sahaya koydugunu gösterebilen topcular olmustur. Amokachi, Pascal, Ferdinand.



Kel sacina vurdugu ustura ile bana yine tribunlerin baska bir sevgilisi Baki'yi hatirlatsa da, futbol olarak cok ileride olan bu Kartal Yürek bence Beyaz Nouma olma yolunda ilerliyor. Varligi ile Ernst'e ileri cikma sansi veren Fink'in Almanya'nin bickin delikanlilarina benzerligi inanilmaz.



Besiktas'in sevilen -Metin-Ali-Feyyaz-Sergen'i ayri tutuyorum- Türk futbolculari ise her zaman sinirli yeteneklerini calisarak kapatanlar olmustur. Ibrahim Üzülmez yasina basina aldirmadan hala sol kanata dinamizm katiyorsa bu yolda ilerliyor demektir.

Fotograflar Ntvmsnbc.com'dan alintidir.

No comments: