Thursday, January 25, 2007

Good Days at Besiktas

Besiktas held a open training session in Besiktas Inonu Stadium yesterday. This was a long forgotten, but much missed tradition of supporters watching and cheering for the players during the training session. It was long gone since the training grounds were moved from Besiktas District to modern facilities at Umraniye, lying on the outskirts of Istanbul. Apart from motivating the players, I guess this training had another benefit. The supporters could see what the coach sees everyday during the training. Perhaps this will let them understand, and appreciate why Tigana chooses a certain player for the squad. Here is a video from the training:




Alen Markaryan, Tukish-Armenian Supporters Leader of Besiktas wrote this articla about Hrant Dink's murder. I wanted to share it:

Gururluyum

Avaz avaz feryatların, bir çığlığın, bir şaşkın parmağın, belki kaderin, ağız dolusu isyanın, bir tetiğin, bir soğuk namlunun ve 50 kuruşluk 3 tane merminin acı haykırışları vardı İstanbul sokaklarında. Ağlıyordu insanlık... Kahrolmuş yüreklerin, burkulmuş sevdaların içli ritimleri vardı kasetçide çalan melodide. Ağlıyordu hoparlör... "Sarı gelin" seslerinin içinde bir adam yatmaktaydı yerde... Kanlı, upuzun; ama ölmeyen... Tüm ölmüş denen aydınlar gibi... Belki yalnızca ışığı söndü, tıpkı pazar günkü İnönü gibi... Umutların bitmeye yüz tuttuğu an, ışıkların sönmesiyle bir ışık doğdu içimize. Ve yeni bir ışıkla, yeni bir gol geldi... Zaten yalnızlıktan sıkılmış, ağlamaklı İnönü'ye bahar çiçekleri ayrı bir hava verdi. Ve futbolcular daha bir sıkı sarıldılar birbirlerine. Belki çocuğu ağlamakta babasına, kızı feryat figanda... Ağıtlar yakmakta karısı ve eşi dostu ıstırapta... Lakin bir gol var atılan, sönen ışığın ardından... Ve de bir kurşun! Sönen tüm hayallerin mahmurluğundan. Birisi; sessiz İnönü'yü, soğuk havayı ve futbolcuları kaynaştırmasını bildi. Öteki ise; yüzyıllardan beri iç içe yaşayan bu toplumları, bu kültürleri, birbirinden kız alıp veren bu insanları daha da pekiştirecek. Ve dün bir kere daha anladım ki, bu topraklarda yaşamaktan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum.


Alen Markaryan

11 comments:

Diego said...

Straight running apart from the team (takimdan ayri duz kosu)

Ozan Korkmaz said...

Alen'in yazısı gerçekten güzel, her yazısı gibi. Çok özel birisi zaten bence kendisi.

İdmanla ilgili olarak, ben de idmandaydım o sırada. Çok güzel geçti, inşallah her çarşamba yapıcaz bunu. Futbolcular için, Tigana için iyi olacak bu.

Ahmet C. Toker said...

short passes in confined spaces (dar alanda kisa paslasmalar)

Diego said...

space between blocks (bloklar arasi bosluk)

Ahmet C. Toker said...

hakar sukur style modern striker (hakan sukur tipi modern golcu)

Ahmet C. Toker said...

ozan'cim,

eskiden fulya'dayken, daha eskilerde seref stadyumundayken takim ile taraftar arasinda yalniz bizim gibi semt takimlarina mahsus olan guzel bir yakinlasma mumkunmus. bu idmanlar bu tarz bir yakinlasmayi yeniden saglayacagi icin takimiza cok yararli olacagina inaniyorum. kimin aklina geldiyse helal olsun. endustriyellesen futbolun meta yapmaya calistigi futbolcularin boyle seylere ihtiyaci var. ozellikle o burak'la ibrahim akin'in.

Diego said...

the moment which the defense depth is lost (defans derinliğinin kayboldugu anlar)

Ahmet C. Toker said...

one of besiktas attacks, that developed very rapidly (ani gelisen besiktas ataklarindan biri)

Ahmet C. Toker said...

to use one's right/left leg like a racket - sag/sol ayagini raket gibi kullanmak

Ahmet C. Toker said...

# danger, if it bounces- sekerse tehlike

Umut Ozek said...

don't do it Hakan, don't do it (yapma Hakan, yapma)